25 Aralık 2009 Cuma

KOVAN İÇİ ÇALIŞMALARI

Uzunca bir aralıkdan sonra dün bu arılıkda ilk defa arılarla çalışmalara başladık.Arılığımda kovanlar 4 sıra halinde duruyor.Dün bütün kovanları açıp kontrolden geçirdim.Bir kısım kovanlarda arıların kovan terki yaşadığını gördüm.Sebebinide biliyorum.Sarıca arılar.Ancak çözüm üretemedik.Zayıf kovanlara giren sarıca arılar kovanları halletmişler.Bundan dolayı kovan terkleri oluşmuş.
Bu sorunuda göz ardı etmeyeceğiz.Bu durumu nasip olursa önümüzdeki yıllar yaşamamalıyım.2 yıladan beri tek çıta arıdan arı üretme çalışmam tam 100%100 verimli oldu diyemiyorum.Çünkü:Zayıf kovanlarla çalışmanın zorluğu ve dezavantajlarını aşmak zor.Bunun içinde bir çözüm üreteceğiz.Kullanmadığımız atıl durumda olan kovanların ballıklarını düzenleme ile 3 lü kovana dönüştüreceğim.Bu şekilde 40 üç lü kovan hazırlarsam,bu 120 kovana denk gelecek.Hem 120 kovanla uğraşma taşıma işim olmayacak,hemde zayıf kovanlardaki arı zayiatını önlemiş olacağım.
Bizim arılığın sahasındaki kiriş bitkileri iyi geliştiler.Şubat ayının 15 i gibi açmaya başlarlar.Ama gelişimleri şimdilik süper görünüyor.Arılarımız bu sahada Nisan Başına kadar kalacak.Nisandan itibaren nasip olursa turunçgiller açıyor.Mevsimin ilk balını hasat etmeliyim.Nisanın sonu gibi.
Dün bütün kovanlar açıldı.Kovanlardaki arıların zayıf olduğu ve yumurtasız olduklarıda görüldü.Sonbahar girişi olan kasım ayında verilen keklerin güçlü kovanlarda bittiği zayıflardada azaldığı görüldü.Bal durumlarıda gayet iyiydi.Yinede keksiz kovan yok.Kekini bitirenlere poşetlerden kesilerek parça kekler verildi.
Arılığımızın manzarası harika...Buraya hiç doyamıyorum.Burada hiç sıkılmıyorum.1 ay sonra şubat gelince hep burada zaman geçirmeye başlarım.Aşağıdaki kovandada görüldüğü gibi bu yıl yavru çürüğüde bir hayli arılıkda sorun yarattı.Yavru çürüğü sebebiyle 10 civarı bir arımız söndü.Bu açıdan kontrollü gitmek gerekiyor.20 lik 1 şişe fumıdıl B aldım.1,5 kg pudra şeker ile karıştırdım.Zaman zaman güçlü kovanlara vede yavru çürüğü gördüğüm kovanların komşularına bu pudra karışımını uyguluyorum.Arı hemen pudra şekeri yiyerek kovanları temizliyor.
Önümüzdeki günler meteoroloji sitesi bizim bölgeyi yağışlı gösteriyor.Ocak içinde iyi havalarda açık şerbetlemeye başlayacağım.Ocak içinde bir kez şubadın başındada bir kez açık şerbetleme yapacağım.Çünkü:Arılığıma yakın hiç arı yok.Tarla usulü besleme ilk başlangıç olarak iyi.Arı kovan dışından birşeyler getirmeye başlayınca ana arıda yumurtaya başlıyor.Bu açıdan 2 kez tarla usulü besleme yapmayı planlıyorum.
Bu arada kovanlardaki eksikler boş kovanların bakım ve onarımı çıtaların hazırlanması işlerinede başlayacağız.Kışı iyi değerlendirmek gerek...
Hoşça kalın ...Türkiyenin arıcıları...

09 Aralık 2009 Çarşamba

BİZİM MEMLEKETDE ARILAR TATİLDE

Buralar bizim Antalya'nın doğal ve harika tabiat zenginlikleri sunan Düzlerçamının Güver Uçurumu çevresi...
Güver uçurumuna bakarken ürperirsiniz.Bu hissi birde Ihlara vadisinde hissedersiniz.


Yağmurlar tabiatı güzelleştirdi...





Arılığımız....Kovanlardan pek arıçıkıp uçmuyor.Kapağı açınca tam siper tatilde ve istirahatdeler...




Bu yıl arıları 3,5 sıra yaptık.




Zaman zaman gelip dışından bakıp dönüyorum...Başkada yapacak bir işim yok gibi...






17 Kasım 2009 Salı

ANA ARI CİNSLERİ VE AKDENİZE TEPKİMESİ...(BU YAZIYI OKUYUP LÜTFEN YORUM YAZIN.YORUMLARA GÖRE SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ YAPMAK İSTİYORUM.)

Bu yazıyı mutlaka dikkatlice okuyun.Sizde ana arılarınızla ilgili yorum yazın.Kullandığınız anaarılarda aldığınız verimliliği veya verimsizliği belirtin....Sonuç ve değerlendirme bu yorumlarda dikkate alınarak yapılacaktır.Çünkü;Türkiye'de kafkas ana ve arısı iyi korumada ve reklamla revaçda...Bunu hakediyormu?YORUM Yazınız ve değerlendirelim...

10 - 11 yıllık profosyonel arıcılık deneyimim beni zaman zaman düşündürüyor.Şimdiye kadar daha doğrusu bu yıla kadar ana arıların genç olması gerektiği üzerinde durup,yıllık değiştirmenin faydaları üzerinde dururduk.Bilhassa 3 yıldır yakından izlediğim bloklarda sonbahar gelince bir feryad bir ana arı ihtiyacı isteği fırlıyor; bu feryat ve isteğin akıl ve mantıkla ilgisinin olmadığını üzülerek görüyorum.
ASLINDA BU YAZIYI İLERLEYEN GÜNLERDE ÇOK DETAYLI YAZMAK İSTİYORUM.Hemde örneklerle...Ama biraz ses gelsin istiyorum,bloklarda tepkiler doğsun...Arıcılığın temeli olan Ana arı ve kalitesine ne kadar değer verildiğini,devletin Ana arı üreten işletmeleri nasıl denetlediğini,Arıcıların sonbaharda neden ana arı aradıklarını....Detaylarıyla cevaplamak için...
Kafkas Ana arısı....Ben Akdenizde kafkasın fiyaskosunu görüyorum.Bana diyeceklerki''Akdenizde kafkas olmaz,o iklime ayak uydurmaz,v.s...bir çok söz...Arıcı dostlar,Ben Akdenizde yazları rakım 1400m civarı olan bir yaylaya gidiyorum arılarımla....Eylülün 15 inde iniyorum sahile.Kovanlar çoğu çift katlı iniyoruz.(Kafkas Ana arılı,melez kovanlar...)Sayısı bunların 35 civarında.75 tanede İtalyan melezi ana arılı kovanlarım var.Dikkat edin.Hava sıcaklığı gündüz 25 gecede 12-13 hala.Arılarda yeterince yumurta var.Ama kafkaslar yumurtayı keseli 1 ay oldu.En güçlü kafkas arım 5 çıtaya kadar indi.Çoğuda 3 çıta civarı...3-4 tanede söndü.Diyeceğim Şu;Kafkas sonbaharda yumurtayı ani kesip kovanın zayıflamasını sağlıyor.Bu benim 3-4 yıllık gözlemim.İlkbahardada nisanda birden fırlıyor.Takviye destek alırsa.
Elimizde Kıbrıs arısı denilen biraz vahşi gri çizgili yerli arılarımız var. 4-5 kovan kadar...12 ay yumurtadalar...Kovanda 9 çıta hala dolu...Bu arının bal verimi düşük.Yavru isteği yüksek.Izgara koyulursa temmuzda bile kuluçkalıkda yumurta atacak yer kalmadımı oğula yöneliyor...Bu arının problemide bu.
Muğla cinsi arılarımızda var tabiki...Genelde üreme ve çoğalma isteği iyi...Ama sadece çam balında karşılığını verebilen bir ırk...
Karniyol....Elimizde şu an 2 tane var.Ali TÜRK Arkadaşımızdan Allah razı olsun o gönderdi.Ramazan Bayramının önünde arılığımıza katıldılar.3 er çıta iki arıya verdik.Şu an 6 şar çıtalık arı halindelerHalada iyi yumurta atıyorlar.
Bizim analı arılarda pozisyon böyle.Kafkaslar Türkiyenin arısı olarak lanse edilselerde,ancak adı verilen bölgenin arısı bence...Akdenizde,içanadoluda kafkas arıdan memnun arıcı pek görmedim.Yapılacak operasyon belli...Bizim arılık için...21 martdan sonra arılıkda kafkas ana kalmayacak.Tabiki ömrümüz olup da nasip olursa,...
Eylülde ana arı arayan arıcılar;Eylül ana arı aranacak ay değil...Arıcı ihtiyacı olan ana arıyı mayıs ayında almalı veya üretmeli...Çünkü;En kaliteli ana arılar mayıs ve haziranda yetişiyor.
Bu yazının devamını daha sonra tekrar yazacağız.Gözlemleride ekleyerek...

05 Kasım 2009 Perşembe

METEOROLOJİ VE ARILAR

Meteorolojinin Antalya için verdiği haber tüm dikkatlerin Türkiye'de Antalya'ya dönmesine sebeb oldu...Birçok dost ve arkadaş gün boyu haber sordu durdu...Şuan 4 Kasım Çarşamba 18.00 itibarıyla herşey normal gibi.Gün boyu hava çiledi durdu.Güçlü bir yağış akımı görülmedi.Gece olursa ona birşey diyemem..Öğleden sonra yarım saatliğinede olsa güneş kendini gösterdi.Akşamüstü hava gayet sakindi.Ne rüzgar ne fırtına nede güçlü ve tehlikeli bir yağış görülmedi.Ama Serik ve Alanya' da durum nasıl bilmiyorum...Telefonla bir arkadaşıma ulaşmaya çalıştım,ulaşamadım...Yazı bitinceye kadar ulaşmaya çalışacağım.ŞUAN itibarıyla meteoroloji metrekareye yüksek miktarda yağış tahmininde yanılmış görünüyor.Birazda arılardan bahsedelim.

Arılar için en zor ve tehlikeli dönemin içindeyiz.Çünkü;Sonbaharın sonu günboyu değişken ısı ve hava durumlarına gebedir.Öğle civarı hava ısınır ve harika bir konuma ulaşır.Bunun etkisiyle arılar uçuşa çıkar.İkindiye doğruda 7-8 derecelik düşüşler görülebilir.Arılar dışardaysa üşüyüp kısmi felç geçirip kovana gelemeyebilirler...Bu bakımdan sonbahar havası bilhassa karasal iklimin yaşandığı yerlerde arılar için risk ve olumsuzlukları taşır.Akdeniz ise fazla bir olumsuzluğu taşımaz.Hava yağışlıysa arı kovandadır.Zaten iklimi en iyi bilen canlılar içinde arıları ilk sıraya yazmak gerek..".4-5 yıl önceydi..Arılar Ispartadaydı.Çok bulutlu(Fingus türü bulut.) bir gündeydik.Ama havada sıcaktı.Bazen hava açıyor tekrar kapanıyordu.Yanımdaki tecrübeli bir arıcı arkadaşım bugün fırtına ve şiddetli yağış var dedi...Bende güldüm.Dediki arılar söylüyor dedi.Bende sen Türkçeyi zor konuşuyorsun,arı dilini anlayıp tercümanmı oldun dedim.O zaman bana dediki kalk sana ispatlayayım dedi...Kovana giren ve çıkan arı sayıları kıyaslayalım diyerek;Güçlü bir kovan seçtik.Başladık gözleme...Öncesi ben işin şakasındaydım.Gözlem sırasında gerçeği yakaladım.Gerçekden dışarıdaki işçi arılar giriş yapıyor ama çıkan arı sayısı yok denecek kadar azdı...Arkadaşım üstlüğünü çıkardı..Artık arı kovana döndü,kovanları rahatsız etmeyelim diyerek bir ağaç altına çekildik.Oturup uzanıp istirahat edelim derken 10 dakikaya kalmadan müthiş bir yağmur başladı...Bizde hemen aracımızın içine koştuk.takriben 45 dakika kadar oturduk.iyi bir yağmur düşmüştü.Yaz günü yağmurunun ardından güzel bir ikindi güneşiyle hava açtı.Bizim arılıkdaki arıların sanki hepsi kovan terkediyor gibi dışardalar...Bizim arıcı arkadaş üstlüğünü giyerek kovanların içinde şöyle bir gezdi geldi...Dediki yağmur geçti.Öyle deyince bende üstlüğümü giyerek arıların içinde dolaşmaya başladım.Geçmişgün nekadar zaman geçti bilemiyorum ama bir süre sonra tek tek polenli arıların gelmeye başladığı görüldü..".İşte böyle..Arılar iklimi en iyi bilen canlılardan birisi...

Artık arılarımızı kışlık yerlerine taşıyacağım.Yarın akşam hava iyi olursa bu işi yapmayı düşünüyorum.Bir kısmını akşam yarısınıda sabah erkenden taşıyacağım.Artık orman içi yağışla rutubetli hale geldi.Güneşide az görüyor.Onun için nakil işini halletmeliyim.Arılar bulunduğu yerden 6-7 km başka bir mevkiye taşınacak.Sıkıştırma işini tamamladık.Artık gerisi Yüce Allaha kaldı.Yağmurda iyi yağdı.Kış bitkileri yakında kendini göstermeye başlar...Bu ifadelerle yazıyı noktalarken herşeyin gönlünüzce olması dilek ve temennilerimle...

03 Kasım 2009 Salı

BU İŞ BÖYLE YAPILIR






Çokdan beridir kovanları strosfor ile daraltıp sıkıştırmak

amacındaydık.Ancak strosforu arı parçaladığı için dışına naylon torba giydirmek gerekiyordu.Çünkü;Geçmiş yıllarda yaptığım bu tür strosfor sıkıştırma aparatlarını şubat mart aylarında arı parçalamıştı.Parçalayınca kovan içinde anormal bir kirlenmede oluşturmuştu.Bu olumsuzluğu önlemek için bu yıl ölçülere uygun kestiğim strosforlara göre naylon torba aldım.Naylon torbanın içine koyduğum strosfor köpüğünün kenarlarındaki boşluğu zımba teli ile aldırdım.








Gayet sıkıca bir şekilde zımba teli ile sıkıştırıp zımbaladım.Çünkü;Bu aparat yıllarca kullanılmalıydı.


Yukarda resimde görülen dört çıta arının son çıtasının sağına bu strosfordan oluşturduğum aparatı sıkıca aşağıdaki resimdede görüldüğü gibi yerleştirdim.

Resimdede görüldüğü gibi aparat son çıtanın sağına tam yanaştırılarak yerleştirildi.

Yukardaki iki resimdede görüldüğü gibi örtü bezi güzelce çıtaların üstü kapatılarak kovan içindeki sıkıştırma aparatı üzerine boşluk bırakılmayacak şekilde örtüldü.

Kovanın üstünede önceden yıkanarak temizlenmiş olan kömür ve değişik çuvallardan hazırladığım örtü bezini kapatarak

Kovan kapağını örtüm.Böylece arılarımız sıkıştırılıp kışa hazırlanmış oldu.Ancak yapacağım bir iş daha kaldı.Hava kabarcıklı ambalaj naylonu da almıştım 35 m kadar.Daralttığım kovanların örtü bezi altına,bu ambalaj naylonundan koyarak zımba ile montajlayacağım.Bu ambalaj plastiğini bugün hazırlayamadım.Yetiştiremedim.Kovanların 80 tanesini

sıkıştırabildik.Daha sıkıştırma aparatıda hazırlamam gerek.Çünkü geride sıkıştırılması gereken 40 kadar kovanımız daha kaldı.Onlarıda tamamladıkmı arıları kışlık yerlerine nakledeceğim.Sanırım hava uygun olursa 3-4 gün içinde bu işleri bitiririm.Sizlere tekrar yazabilmek dileğiyle hoşça kalın.