5-20 Şubat arası kış bahar arası geçiş mevsimini yaşamaktayız.Bu zaman diliminde havalar gündüzleri normal olsada geceleri bir hayli soğuk geçmekte.Bundan dolayıda arılar sadece petek ortalarına yumurta atmakta.
Ama 20 şubatda cemre havaya düşünce havalar ısınmaya başlayacak.Güneş çevresinde dünyanın yörüngesi değişerek düz konuma doğru geldiği için(Kuzey yarı küreye göre)güneş ışığı daha dik gelmeye başlayacak,yansıma miktarı azalacak,böylece ısıyı daha iyi hissedeceğiz.Gündüz 25 li dereceleri göreceğimiz için gece sıcaklığıda gündüzün %55lik kısmı olan 13 lü dereceleri görecek.
Bu sıcaklık dereceleride arılardaki kovan içini ısıtma sorununu kolaylaştıracağı için yumurta atma,ana arıda yumurtlama faaliyetleri normal düzeye yaklaşacaktır.Yeni çıkan işçi arı miktarı arttıkça arı sütü üretme kolaylaşacak,ana arı daha iyi beslenecek ve bu etkiler sonucu kovanlarımızın kuluçkalıkları 21 marta kadar dolma kıvamına gelebilecektir.
Her iki yönü dolu bir çıta arının doğması sonucu,doğan bu işçiler 2,5 çıtalık bir alanı kontrol ederek hizmet verebilecek hale gelebilecektir.Bu işçi arılar 20 gün boyunca kovan içi faaliyetleri yürütecekler20 günlük sürenin dolması ile birlikte artık olgun bir işçi oldukları için önce kovan ağzında uçuş gerçekleştirecek daha sonrada polen ve nektar topşamaya başlayacaktır.
Arıcıların çoğu kovan önünde uçan arıların yeni doğan işçi olduğunu zanneder.Halbuki bunlar 20 günlük süreyi doldurankovan içi görevini(Askerliğini)bitiren işçilerdir.Yeni doğan bir arının en büyük iki özelliği arı sütü ve mum salgılama özelliğidir.Bilhassa 2 ile 13 gün arası zamanda maksimum arı sütü üretme kapasindedirler.
Bu zaman zarfının bitmesiyle mum salgılama dönemi başlar.Mum salgılama özelliği olmayan yaşlanmış işçiler petek öremezler.Bundan dolayıdırki Ülkemizin iklime bağlı olarak değişmekle birlikte arı gelişiminin sağlandığı dönemler olan Nisan ve mayıs aylarında kovanlarda petek örümü genç işçilerin bolluğundan dolayı kolay olmaktadır.Petek örecek arılar zincir oluşturup karın altındaki boğumlardan mum salgılarlar.Salgılanan bu mumla petek işlenir ve örülür.
Bu bakımdan bu dönemi iyi değerlendirmeliyiz.Arıların mum üretirken yüksek enerjiye ihtiyaç duydukları bilinen bir durumdur.Kovana hiç temel petek verilmezse 7-8 kg lık bir bal tüketilerek 1 kg mum üretilebilir.O baımdan piyasadaki mum fiatlarının ölçüsü bal miktarına göre pahalı değildir.
Arıcı arkadaşlarımız bahar aylarında bir önceki bal mevsiminden kalan temiz,beyaz ve sarı örülmüş petekleri güzelce saklayarak bahar aylarında kullanmalıdır.Siyahlaşmış,küflenmiş,hastalık riski olabilecekler kaynatılıp süzülerek muma dönüştürülmeli,tekrar geriye kazandırılmalıdır.
İlk bahar bakımı yapılırken dikkat edilecek,toplanacak bir ürün var..PROPOLİS...iLK BAKIM SIRASINDA PROPOLİSLER KOVAN TEMİZLİĞİ YAPILIRKEN TOPLANMALIDIR.Arıcı arkadaşlarımız propolisin çok önemli bir madde olduğunu hatda kanser tedavisinde bile çok olumlu etkilerinin ispatlandığını bilmelidir.Başta Almanya olmak üzere Amerika ve İngilterede propolis damlalarının satıldığını biliyormusunuz?
Gelelim Fotoğraf çekme sanatına...Bu sanatın en güyük güzelliği doğallığı yansıtmasıdır.Doğal olmayan hiç bir resmin fotoğraf özelliği taşımadığını yazmakla başlayalım.Fotoğraf çekerken;Farklılığı,az rastlanırlığı,temel güzelliği,zamanın izlerini,mevsimin özelliklerini ve kendi hünerinizi yansıtabilirseniz sizde fotoğraf sanatçısı olma özellikleri bulunuyor demektir.Zaten bu özellikleri en güzel yansıtan temelliği barıdıran siyah beyaz temada bundan dolayı vazgeçilmezdir...Günümüz teknolojisinin harikası olan dijital makinarın her şeyi güzel gösterme özelliği fotoğraf sanatını kolaylaştırır gibi olsada yozlaştırmaktadır.
Geçmiş dönemin fotoğraf sanatçıları her zaman anlık temel özellikleri ve farklılıkları yakalama peşinde oldular.Ondan dolada eserleri değerli oldu.Değerli arıcı dostlar sizlerde fotoğraf çekerken bazı farklılıkları yakalama çabasında olun.Mesela petek üstünde yol ve yön anlatan işçi arıların davranışlarını çekerek bu işe başlayabilirsiniz..
Bu bloklara güzel fotoğrafları ve eğitici bilgileri yansıtabirsek,ülkemiz arıcılına daha çok hizmet edebileceğimizi düşünüyorum..İyi bir bahar ve güzel çalışmalar diliyorum...
Arıcı 07 ANTALYA
15 Şubat 2011 Salı
7 Şubat 2011 Pazartesi
ARICILIK BAŞLIYOR..
.
Kiriş dediğimiz bu bitki yapı itibarıyla nergis bitkine çok benziyor.Farkı çiçek sapı ortasından çıkıyor.1m kadarda uzuyor.Bu bitki iyi bir polen ve nektar kaynağı...Henüz bu bitkinin tomurcuğu yeni gelişmekte.Çiçek sapı 70-80 cm ye ulaşıncaya kadar gelişecek...
Açmakta olan kirişlere arılar konmaya başlıyor.Kiriş bitkisi çok uzun zaman 1 aydan daha fazla 20 marta kadar çiçek açmaya devam ediyor.Kapalı olan çiçekler daha sonra kademeli olarak açıyor.En sonunda çiçek sapının ucundaki tomurcukların açmasıyla çiçek sapında açacak çiçek kalmıyor.Akdeniz zengin bitki örtüsüyle baharda arı gelişimine uygun.Ama Bal almak için mutlaka uygun nektar akışına göre gezmek gerek...Yoksa arıyı hiç kaldırmadan aynı yerde tutmaya kalktınızmı değil bal almak,arıyı bile yaşatamazsınız.Haziranla birlikte eğer tarımsal bir alanda değilseniz otsu bitkiler ömrünü tamamlamış olacaktır.Bu bakımdan mayıs ayıyla birlikte hatda turunçgil çiçeklerinin
geçmesinden sonra yeni çiçek ve nektar bölgesi bulmak zorunludur...
Ama önümüzde takriben 3 ay kadar güzel günler var.Bu zamanda arılarımızı geliştirecek,analarını değiştirecek,yeni analar üretecek,bölme arılarla suni oğullar üreteceğiz..
Tabiki nasip olursa...Bizimki sadece bir planlama.En büyük planlamada yüce Allahdan.Arıcı 07
Açmakta olan kirişlere arılar konmaya başlıyor.Kiriş bitkisi çok uzun zaman 1 aydan daha fazla 20 marta kadar çiçek açmaya devam ediyor.Kapalı olan çiçekler daha sonra kademeli olarak açıyor.En sonunda çiçek sapının ucundaki tomurcukların açmasıyla çiçek sapında açacak çiçek kalmıyor.Akdeniz zengin bitki örtüsüyle baharda arı gelişimine uygun.Ama Bal almak için mutlaka uygun nektar akışına göre gezmek gerek...Yoksa arıyı hiç kaldırmadan aynı yerde tutmaya kalktınızmı değil bal almak,arıyı bile yaşatamazsınız.Haziranla birlikte eğer tarımsal bir alanda değilseniz otsu bitkiler ömrünü tamamlamış olacaktır.Bu bakımdan mayıs ayıyla birlikte hatda turunçgil çiçeklerinin
geçmesinden sonra yeni çiçek ve nektar bölgesi bulmak zorunludur...
Ama önümüzde takriben 3 ay kadar güzel günler var.Bu zamanda arılarımızı geliştirecek,analarını değiştirecek,yeni analar üretecek,bölme arılarla suni oğullar üreteceğiz..
Tabiki nasip olursa...Bizimki sadece bir planlama.En büyük planlamada yüce Allahdan.Arıcı 07
ARICI 07 ANTALYA
29 Ocak 2011 Cumartesi
ÖYLE ZAMANLAR VAR Kİ...
Bugün ay 29 Ocak...30 Ocakda artık kış etkisini kaybedecek...Çünkü ;Artık zemheri Erbain yarın son buluyor.Yaşadığımız soğuk günler 5 şubat gibi dönerek havalar ısınmaya başlayacak.31 Ocak pazartesi Hamsin 1.si...20marda kadar 50 gün hamsin...25 günü ılık ve güzel,25 günüde soğuk geçer...Bu resimler 26 Ocakda çekildi...Antalya'ya artık 5-6 şubat gibi erken bahar geliyor...Bizim kirişler artık kol vererek tomurcuklanmada...Ama yaşadığımız bu günler kışın zirvesi...Ülkemizin çoğu yeri Ayandon fırtınası ve karını yaşamakta...
Resimlere tıklayıp büyütürseniz,kiriş tomurcuklarını daha rahat görmek mümkün...Tabiki şu firma mümkünlü yü nerde çekti bilmem ama,mümkünlüye en layık yerler Akdeniz Sahil şeridi il ve ilçeleri..
Erken bahar ve ağaç dikme zamanı şubatla başlıyor....Özledik arıları,arıcılığımızı,hatda arı zehirini...Arıların sokmasını bile özledim...Ama ömrümüz olursa ...20 şubat gibi artık arılarla çalışmaya başlarım...İşlerimiz öylesine çokki...Mumla bekler süzülmeyi...Depoda kullanılan kovanların boyanması ve dezenfekte edilmesi var...Çünkü;Yavru çürüğünden sönen kovanlardaki bakteriler çamaşır suyu ile yıkanıp güneşte bekletilerek dezenfekte edilmeli...Kullanılan kovana direk konulacak arıları hastalığa atmışız demektir...Dostlar seviniyorum bahara...En çok sevdiğim zaman hep baharlardı...Hepde öyle olacak...20 Ocak 2011 Perşembe
GEZGİNCİ ARICILIK
Bir koloniden daha fazla ürün alabilmek ve bitkilerde tozlaşmayı sağlamak amacıyla kovanların bir yerden başka bir yere taşınmasına "gezginci" (seyyar) arıcılık denir. Arıcılık yapılan bölgede çiçeklenmesi kısa süren az sayıda ballı bitki varsa gezginci arıcılık yapıp kovanları nektar ve polen kaynakları yönünden zengin başka yerlere taşımak gerekir. Gezginci arıcılık sayesinde değişik zamanlarda değişik bitkilerden yararlanılarak daha çok ürün almak mümkün olur.
Kovanların taşınması ilkbahar sonu ve yaz başlangıcında sahil ve ovalardan yüksek yaylalara; yaz sonu ve sonbaharda ise çam ve sahil bölgelerine olur.
Gezginci Arıcılıkta Dikkat Edilecek Hususlar
Önceden gidilecek yerin bitki örtüsü, nektar ve polen zenginliği araştırılmalıdır. Konaklama yeri, rüzgar almayan ve sel yataklarının dışında olmalıdır. Konaklama yeri olarak; tepelerin güney-doğu yamaçları, zirai mücadele ilaçlaması yapılmayan ve ana yoldan uzak yerler tercih edilmelidir.
Gezginci arıcılık yapılacak bölge bulaşıcı ve yayılıcı arı hastalık ve zararlılarından ari olmalıdır. Arılıklar arasındaki mesafe doğal florada 1 km'den, narenciye, ayçiçeği, pamuk ve çam gibi yoğun nektar veya salgının olduğu yerlerde ise 500 metreden az olmamalıdır. Arılıklar arası mesafenin hesaplanmasında bölgedeki ballı bitkilerin yoğunluğu, nektar veya salgı üretme kapasiteleri ve arılıkların kovan sayıları dikkate alınmalıdır. Aksi halde mevcut potansiyel, koloni sayısının azlığı nedeniyle ya yeterince ya da koloni sayısının fazlalığı nedeniyle ekonomik olarak değerlendirilemez.
Gezginci arıcılığın temel unsuru olan arı nakillerinde; yükleme, nakil ve indirme işlemleri sırasında kovanlar sarsılmamalıdır. Kovanlar tam dolu olarak taşınmamalı, yeterli havalandırma sağlanmalıdır. Nakiller gece yapılmalı, çok uzun yollarda, arılar ara konaklama yerinde gündüz açılarak dinlendirilmelidir.
Zirai Mücadele İlaçları ve Arıcılık
Hızla artmakta olan dünya nüfusunun beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için bitkisel ve hayvansal üretimin artırılması temel bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Bitkisel üretimin artırılmasında pek çok teknik kullanılmaktadır. Bu tekniklerin tam anlamıyla verime yansıması ancak tarımı yapılan bitkilerin hastalık ve zararlılarına karşı etkili bir mücadele ile mümkündür. Kültür bitkilerinde zarar veren çeşitli hastalıklara, böcek ve yabancı otlara karşı zirai mücadele yapılmakta ve genellikle kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır. Bu kimyasal ilaçlar hem bal üreten, hem de bitkilerin tozlaşmasında hayati öneme sahip olan bal arılarına zarar vermekte, onların ölümlerine neden olmaktadır.
Tarımda kullanılan ilaçların bal arılarına olan zararlı etkileri; kullanılan ilacın cinsi, uygulama yeri ve zamanı, uygulanan dozu, etki süresi, ilaçlama yöntemi, ilaçlama günlerindeki meteorolojik koşullar gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Hatalı ve tekniğine uygun olmadan kullanılan bazı zirai mücadele ilaçlarıyla kirlenen su kaynakları ve polen tozları, çok sayıda ergin arı ve yavru ölümlerine neden olmaktadır. Toz halinde kullanılan zirai ilaçlar, sıvı halde atılan ilaçlara oranla arılar için daha zararlıdır. Çünkü toz halindeki ilaçlar, daha kolay yayılır ve polenle birlikte kovana taşınabilirler
Arıların İlaç Uygulamalarından Korunması
Arılar, arı ürünlerinin üretimi yanında, bitkilerde tozlaşmayı sağlayarak meyve ve tohum oluşumuna da yardım ederler. Bu nedenle bal arılarının korunmasında arıcılarla birlikte bitki üreticilerine de görevler düşmektedir. Bu anlamda, arılarla çiçekler arasında milyonlarca yıldan beri var olan karşılıklı yarar ilişkisine dayanan işbirliği, bitki üreticisi ile arıcı arasında da sağlanmalıdır. Arıların ilaç uygulamalarının zararlı etkilerinden korunmasında arıcı, bitki üreticisi ve Devlet tarafından alınabilecek bazı önlemler aşağıda sıralanmıştır.
Arıcılarca Alınabilecek Önlemler
* Daha az risk taşıyan bir arılık yeri seçilmelidir.
* Kolay taşınabilen, havalandırması iyi, gezginci arıcılık için uygun kovanlar kullanılmalıdır.
* Kısa süre etkili ilaçlar kullanılarak yapılan ilaçlamalarda, kovan içerisine su efmdirilmiş sünger bırakmak, yeterli havalandırma sağlamak ve kovanların üzerine ıslak çuval veya bez örtmek suretiyle arılar 1-2 gün kapalı tutulabilir.
* Uzun süre kalıcı etkili ve arılar için çok tehlikeli ilaçların kullanılması durumunda koloniler ilaçlama sahasından en az 7-8 km uzaklıkta emin bir yere taşınmalıdır.
* Arılıkta suluk bulundurularak arıların tehlikeli olabilecek başka kaynaklardan su almaları en aza indirilmelidir.
Bitki Üreticilerince Alınabilecek ÖnlemlerArıcı 07 ANTALYA
* Bir zorunluluk yoksa ilaçlamalar bitkilerin çiçeklenme dönemlerinde yapılmamalıdır.
* Arılar için daha az tehlikeli olan ilaçlar seçilmelidir.
* Toz ilaçlar yerine sıvı ilaçlar tercih edilmelidir.
* İlaçlamalar arıların kovanda oldukları akşam saatlerinde yapılmalıdır.
* Kullanılan ilaç ve ilaç atıkları sulara bulaştırılmamalıdır.
* Bitki üreticisi, ne zaman ilaçlama yapacağını ve hangi ilaçları kullanacağını çevresindeki arıcılara önceden bildirmelidir.
Devletçe Alınabilecek Önlemler
* Arılar için daha az zararlı ilaçların üretim ve kullanımına öncelik verilmeli, bitki üreticileri bu yönde teşvik edilmelidir.
* Arıcılar ve bitki üreticileri, mücadele ilaçlarının arılar üzerindeki etkileri konusunda eğitime tabi tutulmalıdır.
* Arıların meyve ve tohum üretiminde ürün miktarı ve kalitesine olan katkıları bitki üreticilerine açıklanmalıdır.
* Konuyla ilgili kanun, tüzük ve yönetmelikler hazırlanmalı ve bitkilerle arılar arasında milyonlarca yıldır süregelen karşılıklı yarar ilişkisi ve işbirliği, arıcı ve bitki üreticisi arasında da sağlanmalıdır.
Kovanların taşınması ilkbahar sonu ve yaz başlangıcında sahil ve ovalardan yüksek yaylalara; yaz sonu ve sonbaharda ise çam ve sahil bölgelerine olur.
Gezginci Arıcılıkta Dikkat Edilecek Hususlar
Önceden gidilecek yerin bitki örtüsü, nektar ve polen zenginliği araştırılmalıdır. Konaklama yeri, rüzgar almayan ve sel yataklarının dışında olmalıdır. Konaklama yeri olarak; tepelerin güney-doğu yamaçları, zirai mücadele ilaçlaması yapılmayan ve ana yoldan uzak yerler tercih edilmelidir.
Gezginci arıcılık yapılacak bölge bulaşıcı ve yayılıcı arı hastalık ve zararlılarından ari olmalıdır. Arılıklar arasındaki mesafe doğal florada 1 km'den, narenciye, ayçiçeği, pamuk ve çam gibi yoğun nektar veya salgının olduğu yerlerde ise 500 metreden az olmamalıdır. Arılıklar arası mesafenin hesaplanmasında bölgedeki ballı bitkilerin yoğunluğu, nektar veya salgı üretme kapasiteleri ve arılıkların kovan sayıları dikkate alınmalıdır. Aksi halde mevcut potansiyel, koloni sayısının azlığı nedeniyle ya yeterince ya da koloni sayısının fazlalığı nedeniyle ekonomik olarak değerlendirilemez.
Gezginci arıcılığın temel unsuru olan arı nakillerinde; yükleme, nakil ve indirme işlemleri sırasında kovanlar sarsılmamalıdır. Kovanlar tam dolu olarak taşınmamalı, yeterli havalandırma sağlanmalıdır. Nakiller gece yapılmalı, çok uzun yollarda, arılar ara konaklama yerinde gündüz açılarak dinlendirilmelidir.
Zirai Mücadele İlaçları ve Arıcılık
Hızla artmakta olan dünya nüfusunun beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için bitkisel ve hayvansal üretimin artırılması temel bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Bitkisel üretimin artırılmasında pek çok teknik kullanılmaktadır. Bu tekniklerin tam anlamıyla verime yansıması ancak tarımı yapılan bitkilerin hastalık ve zararlılarına karşı etkili bir mücadele ile mümkündür. Kültür bitkilerinde zarar veren çeşitli hastalıklara, böcek ve yabancı otlara karşı zirai mücadele yapılmakta ve genellikle kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır. Bu kimyasal ilaçlar hem bal üreten, hem de bitkilerin tozlaşmasında hayati öneme sahip olan bal arılarına zarar vermekte, onların ölümlerine neden olmaktadır.
Tarımda kullanılan ilaçların bal arılarına olan zararlı etkileri; kullanılan ilacın cinsi, uygulama yeri ve zamanı, uygulanan dozu, etki süresi, ilaçlama yöntemi, ilaçlama günlerindeki meteorolojik koşullar gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Hatalı ve tekniğine uygun olmadan kullanılan bazı zirai mücadele ilaçlarıyla kirlenen su kaynakları ve polen tozları, çok sayıda ergin arı ve yavru ölümlerine neden olmaktadır. Toz halinde kullanılan zirai ilaçlar, sıvı halde atılan ilaçlara oranla arılar için daha zararlıdır. Çünkü toz halindeki ilaçlar, daha kolay yayılır ve polenle birlikte kovana taşınabilirler
Arıların İlaç Uygulamalarından Korunması
Arılar, arı ürünlerinin üretimi yanında, bitkilerde tozlaşmayı sağlayarak meyve ve tohum oluşumuna da yardım ederler. Bu nedenle bal arılarının korunmasında arıcılarla birlikte bitki üreticilerine de görevler düşmektedir. Bu anlamda, arılarla çiçekler arasında milyonlarca yıldan beri var olan karşılıklı yarar ilişkisine dayanan işbirliği, bitki üreticisi ile arıcı arasında da sağlanmalıdır. Arıların ilaç uygulamalarının zararlı etkilerinden korunmasında arıcı, bitki üreticisi ve Devlet tarafından alınabilecek bazı önlemler aşağıda sıralanmıştır.
Arıcılarca Alınabilecek Önlemler
* Daha az risk taşıyan bir arılık yeri seçilmelidir.
* Kolay taşınabilen, havalandırması iyi, gezginci arıcılık için uygun kovanlar kullanılmalıdır.
* Kısa süre etkili ilaçlar kullanılarak yapılan ilaçlamalarda, kovan içerisine su efmdirilmiş sünger bırakmak, yeterli havalandırma sağlamak ve kovanların üzerine ıslak çuval veya bez örtmek suretiyle arılar 1-2 gün kapalı tutulabilir.
* Uzun süre kalıcı etkili ve arılar için çok tehlikeli ilaçların kullanılması durumunda koloniler ilaçlama sahasından en az 7-8 km uzaklıkta emin bir yere taşınmalıdır.
* Arılıkta suluk bulundurularak arıların tehlikeli olabilecek başka kaynaklardan su almaları en aza indirilmelidir.
Bitki Üreticilerince Alınabilecek ÖnlemlerArıcı 07 ANTALYA
* Bir zorunluluk yoksa ilaçlamalar bitkilerin çiçeklenme dönemlerinde yapılmamalıdır.
* Arılar için daha az tehlikeli olan ilaçlar seçilmelidir.
* Toz ilaçlar yerine sıvı ilaçlar tercih edilmelidir.
* İlaçlamalar arıların kovanda oldukları akşam saatlerinde yapılmalıdır.
* Kullanılan ilaç ve ilaç atıkları sulara bulaştırılmamalıdır.
* Bitki üreticisi, ne zaman ilaçlama yapacağını ve hangi ilaçları kullanacağını çevresindeki arıcılara önceden bildirmelidir.
Devletçe Alınabilecek Önlemler
* Arılar için daha az zararlı ilaçların üretim ve kullanımına öncelik verilmeli, bitki üreticileri bu yönde teşvik edilmelidir.
* Arıcılar ve bitki üreticileri, mücadele ilaçlarının arılar üzerindeki etkileri konusunda eğitime tabi tutulmalıdır.
* Arıların meyve ve tohum üretiminde ürün miktarı ve kalitesine olan katkıları bitki üreticilerine açıklanmalıdır.
* Konuyla ilgili kanun, tüzük ve yönetmelikler hazırlanmalı ve bitkilerle arılar arasında milyonlarca yıldır süregelen karşılıklı yarar ilişkisi ve işbirliği, arıcı ve bitki üreticisi arasında da sağlanmalıdır.
10 Aralık 2010 Cuma
KIŞ VE YAĞMUR GELDİ...
Bu yıl olduğu kadar kışı önceden hiç istememiştim.Çünkü;Ilık geçen havalar arıcılığı ve arılarımızı olumsuz etkiledi...Nasılmı?Gündüzleri ılık geceleri soğuk,kurak ortam,polen ve nektar sıkıntısı,çok uçma ve yetersiz yavru atışı arılarımızı zayıflattı.
Hiç dolu kovanımız yok.Enfazla 6 çıta ile arılarımız kışa girdi.Bunlardan 2 çıtaya kadar düşenlerde var.Hal böyle olunca kış istenmezmi..
Hiç olmazsa soğuyan hava,yağışlar arı uçuşlarını azaltırda bizde rahatlarız.Anası yaşlı olan kovanlar baharı göremeyecek hale geldi.
Bu gün hava kapalı.Ama soğuk değil.Yağmur sabahleyin biraz çiledi.Ama az..Yetersiz..Gözümüz yağmurlarda desem yeridir.Çünkü;2 ay sonraki çiçek açacak bitkiler,erken bahar bitkileri hava kurak geçerse yanacak...O zaman işimiz zorlaşacak,kış kabusa dönecek.Ama yeterli yağmur alırsak kirişler 10 şubat gibi açmaya başlar,hem polen hem nektar derken arılar bahar moduna geçecek...
İşte böyle duygularla biraz önce arılığı ziyaret edip bu resimleri çektim.Arı uçuşu çok azdı.
Ama akdeniz kışda olsa çiçeksiz kalmaz.Ocak başında dağlarda derelerde sarmaşık türü bitkiler çiçeklenmeye başlayacaktır.
Bundan dolayı bu arılıkda duracağız zaman çok değil...3 hafta daha bu konumda kalacağız.Daha sonra arılarımızı herzamanki yerine götüreceğiz...
Dün arılıkda kapsamlı bir çalışma yürüttüm. Geçen hafta arıların basmadığı fazla petekler alınmıştı.Bunlardan ballı olanlar süzüldü.60-70 kg kadar bal elde ettik.Dünde tüm kovanlar elden geçirildi.Varooya karşı perizin ve kekik suyu karıştırılıp ilaçlandı.Ocakdada havalar iyice soğuyunca Formik asit vermek istiyorum.Ayrıca kovanlar strosfor-köpük ile iyice sıkıştırıldı...İçden hava kabarcıklı ambalaj naylonu ile sarıldı...15 Aralık gib birde katı kek takviyesi yaparız.Çünkü:Kovanlardaki arılarımız kışa girerken iyice gençleşti.Akdenizin avantajıda bu zaten.Güz yavrusunu aralık ayına kadar üretebiliyorsunuz.Artık arılar burdada yavruyu kestiler diyebilirim. Bu paylaşımlarla bu yazıyıda sona erdirdik...Hoşça kalın arıcı dostlarımız.. Arıcı 07-ANTALYA
Arıcı 07 ANTALYA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
